Bilindiği gibi gözlük veya kontakt lens takmayı gerektiren refraktif kusurlar, toplumun %30’unda bulunmaktadır. Kırk yaşından sonra yaşa bağlı gelişen yakın mesafeyi net görememe durumunu da buna ilave edersek, dünya
üzerindeki toplumun yarısının görme problemlerinin bulunduğu ve bu durumun bir şekilde çözülmesi gerektiği açıktır.
YAKINI GÖRME PROBLEMLERİNDE DEVRİM

Son 20 yılda bu alanda çok büyük gelişmeler olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Özellikle yakını net görememe problemi olanlar için daha fazla araştırmalar ve büyük yatırımlar yapılmaktadır. Dünyadaki değişik merkezlerde; gözün kornea tabakası yüzeyinde, kornea içinde, gözün ön kamara denilen boşluğunda ve göz içi merceğinde yapılacak işlemler ile bu problemin çözülebilmesi için yoğun çabalar sarfedilmektedir.
Yaşa Bağlı Yakını Net Görememe
Geliştirilmeye çalışılan yöntemler arasında, gözlük atma amacıyla yaygın olarak kullanılan LASIK yöntemi ile, korneanın hem uzak hem yakın mesafelere net odaklama yapacak şekilde multifokal (çok odaklı) bir biçimde excimer laser ile yeniden şekillendirilmesi (ablasyonu); kornea için “inlay” olarak bilinen çeşitli aparatların yerleştirilmesi; gözün kendi merceğinin önüne, ön kamara denilen boşluğa yapay göz içi merceği yerleştirilmesi veya katarakt gelişimi başlamış olgularda gözün kendi merceği alınarak, onun yerine çok odaklı yapay göz içi merceği yerleştirilmesi sayılabilir. Bunların yanısıra, gözün dıştan beyaz görülen sklera tabakasına yönelik de operasyonlar geliştirilmeye başlanmış, insizyonlar ve yerleştirilen aparatlarla bu tabakada gevşeme ve yükseltme sağlanarak gözün doğal akomodasyon mekanizmasının tekrar işlev görebilir hale gelmesine çalışılmıştır. Ancak, sklera tabakasına yönelik işlemlerle genellikle başarı elde edilememiş, ve dünya çapında kabul görmeyerek bırakılmıştır.
Bu yazımızda size bahsedeceğimiz yöntem olan CK (Kondüktif Keratoplasti) işlemi, ilk olarak “Termokeratoplasti” adıyla Rusya’da başlamış; daha sonra Holmium laser tedavisi olarak devam etmiştir. Bunları takiben CK, radyofrekans enerjisi kullanılarak uygulanmaktadır. Bu yöntem, 3 yıldır kliniğimizde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.
Konduktif Keratoplasti (ck)
Gözün camsı tabakası olan korneanın düz olması ile birlikte olan hipermetropi durumlarında, merkezi korneayı dikleştirerek miyopik yönde kayma sağlayan konduktif keratoplasti yöntemi; günümüzde yaşa bağlı yakını net görememe (presbiyopi) durumlarında da kullanılmaktadır.
Mendez tarafından geliştirilen bu yöntemde, düşük enerjide ve 350 kHz gibi yüksek frekansta elektromanyetik akımı (radyofrekans enerjisi), bir prob ile korneaya direkt uygulanır. Bu elektromanyetik enerji, kornea dokusunda yoğun olarak bulunan kollajen adlı proteinin liflerinde büzüşmeye yol açar. Kornea dokusunun bu frekanstaki akıma olan doğal direnci nedeniyle, uygulama probu etrafındaki dokuda kontrollü bir  ısı artışı olur ve buna bağlı olarak kontraksiyon meydana gelir. Her prob bölgesinde yaklaşık 150-200 mikron çapında ve 500 mikron derinliğinde silindirik bir protein büzüşmesi meydana gelir. Tedavi edilen bölgeler arasında ortaya çıkan gerginlik, kornea merkezini dikleştirir. Kornea üzerinde bir halka şeklinde uygulanan CK, büzüşme nedeniyle merkezi korneanın bir kemerle sıkılmış gibi, fakat kontrollü bir biçimde dikleşmesine neden olur. Tedavi edilen bölgeler arasında ortaya çıkan gerginlik, kornea merkezinde dikleşme sağlar. CK işleminin ortaya çıkardığı 65°-75°C, jel kıvamına dönüşme meydana gelmeden kalıcı bir dikleşme sağlar.
CK işlemi göz içi yapıları kapsamayıp, sadece kornea yüzeyinde uygulanan bir yöntem olduğu için, oldukça non-invaziv, enfeksiyon riskinden korunmuş ve güvenli bir yöntemdir. Ameliyat, lazer odası şartlarında steril ortamda ve damla anestezisi ile yapılan, toplam 10-15 dakika süren kolay ve ağrısız bir yöntemdir. İşlem bitiminde hastalarımızın gözü kapatılmamakta, yatırılmamakta, ve antibiyotik ve nonsteroid antiinflamatuar damla tedavisi başlanarak taburcu edilmektedir. Ertesi gün poliklinikte kontrol edilmektedir. Operasyonun etkisi hemen görülmekte, hastalar yakın mesafedeki cisimleri rahat seçebilmekte ve yazıları okuyabilmektedir.
CK operasyonu, 40 yaş üzeri hastalarda +3.00D’ye kadar hipermetropi, +1.75D’ye kadar hipermetropik astigmatizma ve yaşa bağlı yakını net seçememe (presbiyopi) durumlarında başarıyla uygulanmaktadır. Ayrıca, miyopik LASIK sonrası aşırı düzeltmeye bağlı hipermetropi gelişmiş hastalarda, yeterli kornea kalınlığı bulunması durumunda uygulanabilir.
Bu işlemin en önemli özelliklerinden biri de, korneaya zarar verilmemesi, ve ileride gerekebilecek hiçbir işlemi (katarakt operasyonu gibi) gerçekleştirememe durumu oluşmamasıdır. Kornea tabakasının anatomik yapısında kalıcı bir değişiklik oluşturulmadığı için, yakın mesafede net olarak odaklama sağlanabilmekle birlikte, başka hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. LASIK sonrası karşılaşılabilen kuru göz problemleri ortaya çıkmamaktadır. Yaşlı ve kuru göz hastalarında güvenle tercih edilebilecek bir yöntemdir.
LCK olarak tanınan “Light Touch CK” (Yumuşak dokunuşlu CK) ise, bilinen CK yönteminin modifiye edilerek, probun korneaya uygulanma tekniğindeki farklılıklar nedeniyle, daha az sayıda uygulanma ile daha fazla hipermetropi düzeltmesi sağlamaktadır. Temel olarak düzeltme mekanizması ise aynıdır. LCK yönteminin avantajları; daha az uygulama noktası, kornea merkezinden daha uzakta uygulama yapılması, daha tutarlı ve etkin tedavi sonucu elde edilmesi ve olası ameliyat sonrası astigmatizmanın daha az görülmesidir. Bu nedenlerle, ameliyat sonrası hasta konforu da artmaktadır.
CK uygulanan bölgenin çapı, simetrisi, düzenliliği, korneada oluşturulan gerginlik hatlarının düzgünlüğü; bu işlemin başarısını etkileyen faktörlerdir. Bunları elde edebilmek için, her bir uygulama noktasının çapı, uygulanan basınç, ve kornea düzlemine dik uygulama önem taşımaktadır. Bu nedenle, temelde basit gibi görülen bu işlemin, tecrübeli ellerde yapılması kritik önem taşır.
CK yöntemi, hipermetropi ve presbiyopi durumları için etkili bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle, gözlük kullanmak istemeyen, uygulama sınırları içerisinde hipermetropi veya presbiyopi kusuru olan ve gerçekçi beklentileri olan tüm hastalara uygulanabilir.
Op.Dr. Hanefi Çakır - GÖZ Hastalıkları Uzm. - TÜRKİYE HASTANESİ
|